Forex ticareti, global dövizlerin sunduğu tüm fırsatlardan yararlanmanızı sağlar; bir Dolar sadece bir Dolar değildir, pek çok farklı açısı olan çok boyutlu bir metadır – Forex ticareti yaparak bu farklı açıları kullanıp, neredeyse günün veya gecenin her saatinde kazanç sağlayabilirsiniz. Peki neden Forex piyasası? Forex piyasası, hisse senedi borsası gibi alışık olduğunuz geleneksel piyasalara oranla bazı önemli avantajlar sunar. Bu bölümde Forex piyasasının eşsiz avantajlarının bir kısmını inceleyeceğiz:
a. Erişilebilirlik ve Esneklik
Ülkenin belli işlem saatleri ile sınırlanan finans piyasalarının aksine, Forex günde 24 saat, haftada 5 gün açıktır. Bu yatırımcılara, günlük hayatlarına uyacak şekilde işlem saatlerini seçme özgürlüğü verir. Tam zamanlı çalışanlarımız için “güniçi oynama” gerçekçi değildir.
b.Yüksek Likiditeli Piyasalar
Başarının anahtarı herhangi bir türden yüksek likiditeli piyasada işlem yapmaktır. Yüksek likiditeye sahip piyasalar, kişiye alım satım yaparken daha fazla kontrol ve güvenilirlik sunarlar. Piyasanın yüksek likiditeye sahip olması, genellikle istediğiniz fiyattan anında giriş ve çıkış yapabileceğiniz anlamına gelir. Likiditesi daha düşük piyasalar oldukça değişken ve tahmin edilmesi zor olduklarından, giriş, çıkış, istenilen fiyat gibi konularda yatırımcılar için daha kısıtlayıcı olabilirler (bu durum, borsada büyük hacimli varlıklarını paraya çevirmesi gereken hissedarların yaşadıkları zorluğa benzerdir).
Forex mevcut olan en likit piyasadır ve özellikle de herhangi bir şahsın veya şirketin herhangi bir süre için piyasayı manipüle etmesinin imkansız olmasından dolayı, fiyatlarında büyük bir dürüstlük hakimdir.
c.Kaldıraç
Kaldıraç (Kredili Menkul Kıymet İşlemleri) İnsanların çoğu, kendisine ait bir emlak sahibi olabilmek için ev kredisi almak üzere, yerel bir bankere %5 ila %20 arası bir depozito ile gitmeye ve bunun yarattığı heyecan ve bekleyişe aşinadır. Mali bilgilerinizi en ince ayrıntısına kadar inceledikten sonra bankerler sizi değerlendirip, hayatınızın büyük bir kısmına yayılacak olan geri ödeme yükümlülüğünü karşılayıp karşılayamayacağınızı tartarlar. (Tabii ki 2008’de kredi piyasasının batmasının kanıtladığı gibi, geri ödeyebilirlik araştırması ve ön ödeme talepleri oldukça yetersizdir!)
Eğer bir mülk için güvenlik depozitosu olacak kullanabileceğiniz $50,000 Dolar’ınız varsa, ve banka bu mülk için %10 ön ödeme talep ediyorsa, o zaman alacağınız mülkün değeri $500,000 Dolar’a kadar olabilir. (Siz $50,000 ödeyip kalan $450,000’i borç alırsınız.)
Buna KALDIRAÇ denir, ve yatırımcıların daha az bir sermaye ile daha büyük değerdeki mal varlığı veya parayı kontrol edebilmesine olanak sağlayan güçlü bir stratejidir. Tüm ödeneği sağlamadan, daha büyük mal varlıkları satın alabilirsiniz; sadece paranın büyük bölümünü borç alıp, bu borç üzerinden faiz ödemeniz yeterli. Kaldıraç, mali piyasaların içinde ve dışında pek çok zengin kişiler tarafından kullanılmaktadır. Mal varlığınızın yaradılışını hızlandırmanın çok iyi bir yoludur, fakat dikkatle kullanılması gerekir çünkü riski yönetememek veya en aza indirgeyememek büyük bir zarara neden olabilir. Forex işlemlerinde kaldıraç kullanmanın en önemli faydalarından biri, riskin limitli olmasıdır, ve bu da ticaret hesabınızda bulunandan daha fazlasını kaybedemeyeceğiniz anlamına gelir. (Bu kayıp diğer bazı 13 ticaret enstrümanlarında meydana gelebilir; diğer enstrümanları kullanan bazı yatırımcılar bir sabah uyandıklarında ticaret hesaplarında bulunandan fazlasını borçlanmış olduklarını görebilirler – ki bu yıkıcı bir keşiftir.)
Forex piyasasında kaldıraç, 50:1’den düşük veya 100:1, hatta 400:1 kadar yüksek olabilir. Bu da demek oluyor ki, eğer 100:1’de alım – satım işlemi yapıyorsanız ve yatırım sermayenizden bu ticaret işlemi için $10,000 Dolar kullanırsanız, ortaya $1 Milyon Dolar gibi büyük bir rakam çıkar ki bunu alım – satımlarınızda dilediğiniz gibi kullanabilirsiniz. $10,000 Dolar’dan yüzde bir kazanmak çok fazla değil ama kaldıraç kullanarak, $10,000 Dolar’lık net bir yatırım ile $1 Milyon Dolar’ın %1’ini kazanabilirsiniz. Forex piyasası, borsa veya uzun vadeli işlemlere oranla çok daha yüksek kaldıraç sunar. Bu da yatırımcılara büyük bir sorumluluk yüklenmesi anlamına gelir: ne yaptıklarını, ve güvenli risk ve para yönetimi stratejilerini nasıl kullanacaklarını iyi bilmeleri gerekir.
Forex’e ayrıca “Kredili Menkul Kıymet İşlemi” de denir çünkü işlemler ancak bir teminat ile yapılabilir. Teminat, normal şartlar altında toplam kaldıraçlı risk açığınızın çok ufak bir miktarına denk gelecek bir oranda, kaldıraçlı pozisyonunuz için ödenen bir sermaye veya güvenlik depozitosudur. Ancak, işlem hesabınızdaki toplam bakiye veya teminat tutarınız, alabileceğiniz pozisyonların boyutlarını belirler. 200:1 oranındaki bir kaldıraç, %0.5 kaldıraç ile ticaret yaptığınız ve ticaret hesabınızda pozisyon toplamının %0.5’inin teminat olarak bulunması gerektiği anlamına gelir (200 bölü bir eşittir 0.005, veya %0.5).
Nasıl yani? Bu, başta biraz karmaşık gelebilir, ama Forex ticareti hakkında daha çok bilgi edindikçe size çok doğal gelmeye başlayacaktır. Öğrenmeniz gereken anahtar nokta şu: Forex piyasasında, sermayenizden çok daha fazla miktarda parayı kontrol edebilirsiniz (ev alırken olduğu şekilde). Kontrol edebileceğiniz tutar, brokeriniz tarafından size verilen kaldıraça bağlıdır. Eğer size 100:1 kaldıraç verildiyse bu, işlem yaptığınız her Dolar için piyasada $100 Dolar kontrol ettiğiniz anlamına gelir. Diğer yandan, kaldıracın size karşı işleyebileceğini de bilmelisiniz: fiyatlar sizin aleyhinize hareket ettiği zaman, hesabınızda yeterli sermaye bulundurarak kaldıraç oranını devam ettirmelisiniz. Şimdi birlikte bir örnek inceleyelim; her ne kadar henüz Forex ticareti ile karşı karşıya gelmiş olmasanız da, teori, pratiğe geçtiğinizde size yardımcı olacaktır.
Mesela, $1,000 Dolar ile ve 100:1 kaldıraçla bir Forex hesabı açtığınızı varsayalım. $500 Dolar’lık farazi bir maliyetle (ileride işlemlerin gerçek maliyetlerini de işleyeceğiz) EUR/USD almak için işlem yapıyorsunuz. Şimdi piyasaya $500 Dolar yatırdınız, ve böylece hesabınızda $500 Dolar teminat kaldı. 100:1 kaldıraç oranınız sayesinde piyasada artık $50,000 Dolar’lık dövizi “kontrol” ediyorsunuz… sadece $500 Dolar ile! Eğer fiyat sizin lehinize %10 hareket ederse, pozisyonunuz $55,000 Doar değerine çıkar. Satış yapabilir, “borç aldığınız” $50,000 Dolar’ı geri ödeyebilir, ve $5,000 Dolar kâr edebilirsiniz.
Peki, dezavantajı nedir? Varsayalım ki fiyat, %10 yükselmek yerine %1.5 veya $750 Dolar düşüyor. Bu, 100:1’lik kaldıraç oranınız nedeniyle pozisyonun değerinin artık $49,250 Dolar olduğu anlamına gelir; bu oranı daima korumalısınız. Diğer bir deyişle, hesabınızda kalan $500 Dolar’dan $250 Dolar daha ödeme yapmalısınız, ki bu da hesabınızda $250 Dolar kalması anlamına gelir. Yani, fiyatlar sizin aleyhinize hareket ettiği sürece, bu oranı devam ettirebilmek için ticaret hesabınızdan para alınmaya devam edilecektir. Peki, fiyatlar sizin aleyhinize hareket etmeye devam edip, ticaret hesabınızda $0 kaldığında ne olur? Broker, otomatik olarak o pozisyonu kapatacaktır. Bu da şu anlama gelir ki, hesaptaki tüm paranızı kaybetmişsinizdir ama hesabınızda bulunandan daha fazlasını kaybetmeniz mümkün değildir. İleride, bu tür kayıpları önleyebilmeniz için farklı teknikleri inceleyeceğiz, fakat şimdilik, ticaret sırasında böyle bir riskin olduğunu anlamanız önemlidir.
d.Kısa Ticaret – Düşen Fiyatlardan Kâr
Forex, Hisse Senedi, Uzun Vadeli İşlem veya Türev Ürünler’den hangisinde yatırım yaparsanız yapın, bu, sunulan en büyük avantajlardan biridir, çünkü kısa pozisyon, yatırımcıların düşen fiyatlardan avantaj sağlamasına izin verir. “Kısa” pozisyon almak, “uzun” pozisyon almak kadar kolaydır (fakat hisse senedi piyasasında bu, diğer bahsedilen enstrümanlara kıyasla daha zordur). Kâr, sadece fiyattaki dalgalanmalardan – açılış ve kapanış arasındaki farktan – kazanılır. Böylece yatırımcı, yükselen fiyatlar kadar düşen fiyatlardan da kazanç elde edebilir.
• Uzun Pozisyon = Yükselen fiyatlardan kâr
• Kısa Pozisyon = Düşen fiyatlardan kâr
Örneğin, eğer bir FX yatırımcısı Avro’nun Amerikan Doları karşısında değer kazanacağına inanıyorsa, Avro’da uzun pozisyon alıp, piyasadan satın alır. Pozisyonunun kârlı olabilmesi için Avro’nun yükselmesi gerekir. Pozisyonu kapatmak için, eşit bir pozisyonu satması gerekir ve böylece işlem öncesindeki durumuna geri döner – ki bu da piyasada nötr konumdur.
Öte yandan, eğer yatırımcı, Avro’nun Amerikan Doları karşısında değer kaybedeceğini düşünüyorsa, kısa pozisyon alıp, piyasaya satış yapması gerekir. Pozisyonunun kârlı olabilmesi için Avro’nun düşmesi gerekir (pozisyonu kapatmak için eşit bir pozisyonu yeniden alması gerekir ve böylece piyasada yeniden nötr bir konuma erişir).
Kısa satış, daha önce bu terimi hiç duymamış kişilerin “çıldırmasına” neden olabilir, zira bu süreç pek de “mantıksal” sıralamaya uymaz. Sonuçta nasıl olur da, fiyatlar düşerken siz kâra geçebilirsiniz? Kısa satış yeni bir şey değildir. Hatta, tüccarlar yüzlerce yıldır bu sistemi kullanmaktadırlar. Kısa satış, Jesse Livermore’a milyonlarını kazandıran tekniktir; 1929’da Amerikan piyasasında, yaşanan en kötü borsa çöküşlerinden biri sırasında, kısa pozisyon almış ve en büyük “Ayı Tacir” ünvanını almıştır. Ne yazıkki, çocukluğumuzdan bu yana bize hep paranın fiyatlar yükseldiğinde kazanılabileceği öğretilmiştir, ve bu tarz bir düşünce şekli büyük ihtimalle güçlü fırsatları kaçırmanıza neden olacaktır. Önemli olan piyasanın doğru tarafında olmanız ve pozisyonunuzu doğru piyasa hareketinden kazanç sağlayacak şekilde açmanızdır. “Uzun” pozisyon alıyorsanız fiyatlar düşerse kâra geçmezsiniz, aynı şekilde “kısa” pozisyondayken de yükselen fiyatlardan kâr elde edemezsiniz “Kısa” ticaret yapmak için (ki düşen fiyatlardan kâr elde edebilin), tek yapmanız gereken AL butonu yerine, SAT butonuna basmaktır. Bu biraz zıt bir durum olabilir, çünkü elinizde olmayan birşeyi nasıl “satabilirsiniz” ki? Şimdilik, bu konsept kafanızda iyice yer edene kadar, butonları şu şekilde düşünün: “Al”, “Fiyatların yükseleceğini düşünüyorum ve bundan kazanç sağlamak istiyorum” olsun “Sat”, “Fiyatların düşeceğini düşünüyorum ve bundan kazanç sağlamak istiyorum” olsun
e. Gün İçi Volatilite
Birçok Forex yatırımcısı, majör dövizlerde günlük alım – satım yapmayı sever, zira bu grubun düzenli olarak, tacirlerin istisnai derecede hızlı kâra dönüştürebileceği, büyük ve değişken gün içi hareketleri olur. Daha sonra, Günlük Ticaret, Gün İçi Ticaret ve Daha Uzun Vadeli Momentum Ticaret arasındaki farkı detaylı bir şekilde anlatacağım. Bireysel yatırım tarzınızı belirlemeniz çok büyük önem taşır – bu, ciddiye almanız gereken ve sırf heyecan olsun diye yapılmayacak birşeydir.
f. Düşük Spreadler
Forex, hisse senedi piyasasına bile oranla son derece düşük spreadler sunar. Spread, Alış ve Satış fiyatları arasındaki farktır. Bu iki fiyat Forex Aracıları tarafından kote edilir ve paralarını bu şekilde kazanırlar, zira aracılar komisyon veya brokerlik ücreti almazlar. Bu, ileriki sayfalarda daha detaylı bir şekilde işlenecektir.
g. Teminat Politikası ve Teminat Çağrıları
Forex piyasasının en güzel yanı riskin limitli olması ve ticaret hesabınızda bulunandan fazla parayı asla kaybedemeyecek olmanızdır; diğer bir deyişle kendinizi hiçbir zaman Forex kaybınızı telafi etmek için büyük bir mal varlığı satmak zorunda bulmayacaksınız. Birçok brokerin bir çeşit kayıp limiti vardır, mesela ticaret hesabınızın %60’ı gibi, ve bu limite geldiğinizde sizinle temas kuramamışlarsa, tüm pozisyonlarınızı likide ederler. Hesabınızı açtığınız sırada en iyi tekliflere erişebilmeniz önemlidir.
Teminat Çağrısı Politikası hakkında bilgiyi buradan alabilirsiniz! Ticaret platformuna, ticaret hesabına ve hatta döviz çiftine göre değişen bir çok teminat oranı vardır. Bu oranlar, 200:1 (yani işlem için %0.5 teminat gerektiği anlamına gelir), 100:1 (yüzde bir), 50:1 (yüzden iki) ve benzeri şekilde kote edilir.
Şimdi birlikte birkaç teminat hesaplamasına bakalım: Birçok FX brokeri %1 teminat politikası uygular. Bu, yatırımcıların, hesaplarının açık kalabilmesi için daima 100:1 oranını devam ettirmeleri gerektiği anlamına gelir. Aksi halde brokerin, kâr getirmeyen tüm işlemleri otomatik olarak kapatma hakkı vardır. Hatta bazı brokerler, kârda veya zararda olduğuna bakmadan, hesaba dahil olan tüm pozisyonları bile kapatabilirler. Bu nedenle, brokerin Teminat Politikası’nı iyice anladığınızdan emin olun.
Ticaret hesabınızı hiçbir zaman tamamen boşaltmayacağınızı garanti edecek iyi bir risk yönetim aracı, hiçbir pozisyonda çok yüksek oranda kaldıraç kullanmamaktır. Mesela, ticaret hesabınızda $10,000 Dolar varsa, 100:1 kaldıracınızın (toplamda $1 Milyon Dolar ediyor) tümünü pozisyonlarda kullanmamalısınız çünkü, eğer ki büyük bir pozisyon hızlı bir şekilde sizin aleyhinize hareket ederse, brokerler sıkı teminat limit politikaları nedeniyle hesabınızı kapatacaktır.
Yani, ortalama piyasa hareketlerini belirlemeli ve para yönetim stratejinizde hesaba katmalısınız ki pozisyonunuz gereksiz yere kapatılmasın. Yukarıda belirtildiği gibi, bazı piyasa yapıcılar pozisyonlarınızın tümünü, kâr veya zarar durumuna bakmadan kapatabilirler.
Ticaret platformunuzda hesabınız, pozisyonlarınızın kapatılacağı teminat çağrısına yaklaştığına sizi uyaracak bir uyarı sistemi olmalıdır. Fakat hızlı hareket eden bir piyasada, size teminat çağrısı ile ilgili uyarıda bulunmak için çok az veya hiç vakit olmayabilir. Hesabınızı izlemek ve brokerin teminat politikasını devam ettirmek sizin sorumluluğunuzdur.
Brokerin pozisyonlarınızı kapatması gibi bir durumdan kaçınmak için, aşağidaki noktaları unutmamalısınız:
• Devamlı olarak hesabınızı izlemelisiniz. Bu, yatırımcıların piyasada açık bir işlemleri varken bilgisayarlarının başında olmalarını gerektiren nedenlerden sadece bir tanesidir.
• Pozisyonunuzun riskini kısıtlamak için her zaman bir “zarar durdur” emri kullanmalısınız (aşağıya bakınız).
• Eğer teminat çağrısına yakınsanız, kullanılan teminat miktarını azaltmak için tek pozisyonlarınızı, veya eğer platformunuz izin veriyorsa, pozisyonlarınızın bir kısmını kapatabilirsiniz
• Hesabınıza para ekleyebilirsiniz, ama unutmayın ki piyasa aleyhinize çok hızlı bir şekilde ilerlerse, para hesabınıza zamanında girmeyebilir.
h. Alış – Satış Spreadi (Makas)
Spread, “Alış” ve “Satış” arasındaki farktır ve – tahmin edeceğiniz gibi – pip’ler ile ifade edilir. Normal olarak, ticaret platformları komisyon veya aracılık ücreti almazlar, çünkü hizmetlerinin karşılığını spread üzerinden alırlar (bundan farklı olarak hisse senedi piyasalarında spreade ek olarak bir de aracılık komisyonu alınır). Diğer bir deyişle, “Bid” veya “satış” fiyatı 108.01 iken “Ask” veya “alış” fiyatı 107.98 olabilir. Ticaret platformunuzda döviz çifti, “satış” fiyatı, “alış” fiyatı ve bu dövizi almak ve satmak için butonlar şeklinde gösterilecektir.
Bundan dolayı, diyelim ki 108.01’den döviz aldınız ve anında, piyasa daha hareket etmeden sattınız: satış fiyatınız 107.98 olur. Broker, alış ve satış arasındaki farktan dolayı bu işlemden para kazanır. Normal makaslar her an değişebilir olduklarından, birçok ticaret platformu, pozisyonlarının kesin tutarını her zaman bilebilmek isteyen yatırımcılara sabit spread opsiyonu sunmaktadır. İşlemlerinizde kâr ve zararı hesaplarken bu masrafı da göz önünde bulundurmayı unutmayın. Bazı platformlar spreadi aradan çıkartıp sabit bir komisyon oranı talep eder (mesela, işlem gören her $1,000 için $0.60 gibi), ki bu da sadece kazanan alım – satım işlemlerinde ödenir.
i. Lot Miktarları
Forex işlemleri “lot” biriminde yapılır. Bundan farklı olarak hisse senedi işlemlerinde örneğin, 100 hisse alırsınız. Forex’te ise belirli bir sayıda “lot” alırsınız. Peki, bir lotun büyüklüğü nedir? Bu, brokerinize bağlıdır. Bazı broker şirketlerinde standart lot 5,000 ünitedir. Bu demektir ki, 20 lot alırsanız, 100,000 döviz ünitesi kontrol ediyor olursunuz. Yukarıda incelediğimiz kaldıraç bölümünden hatırlayacağınız gibi, bunun için hesabınızda gerçekten $100,000 olmasına gerek yoktur.
Forex Piyasası Nedir; Forex Piyasası’nın hayatımıza girmesinden sonra yatırım enstrümanlarının çeşitliliği artmış ve yatırımcının karını maksimize etmek amaçlı yapılan düzenlemeler ile saniyeler içinde işlem yaparak kazanç sağlayabileceğimiz bir ekonomik sistem oluşturulmuştur. İlk açıldığında sadece bankalar arasında döviz verilerinin aktarıldığı Forex bu gün dünyanın her yerinden milyonlarca yatırımcının işlem yaptığı günlük işlem hacmi 5 trilyon dolara ulaşmıştır. Forex Piyasasında Emtia Ticareti, Döviz Ticareti, CFD İşlemleri, Endeksler ve Hisse Senetlerine yatırım yapılabilmektedir. Bunun için Forex Aracı Kurumundan Gerçek Forex Hesabı Açmak gerekmektedir.